21 Mart 2013 Perşembe

Mutlu Musun %50


Rezaletin bir perdesi daha bugün Diyarbakır’da sergilendi. Bu ne ilk perde idi, ne de son perde olacak…

Bundan sonra izleyeceğimiz her sahnede rezalet daha çok artacak, izledikçe şaşıracağız.

Diyarbakır’da gerçekleşen olay, Türk Devletinin bir terör örgütüyle imzaladığı teslim anlaşmasıdır.

Türkiye’yi artık hükümetin değil, Apo’nun yönettiği açıkça ortaya çıkmıştır.

Adamın bütün derdi kendisini kurtarıp özgürlüğüne kavuşmaktır.

Ülkemizde bunlar olurken, ülkemiz bölünmeye ve parçalanmaya adım adım yaklaşırken, sadece Tayyip’in başkanlık hevesi uğruna bu olaylar yaşanırken, Cumhuriyet’in koruyucusu olması gereken Türk ordusu acaba nerededir?

Ne düşünmektedir?

Yoksa ordumuz da “Yeter artık, biz bu işten bıktık. Verelim Apo’ya özgürlüğünü ve bu işi bitirelim” diye mi düşünmektedir?

Katil dün Diyarbakır’da okunan mesajında silahların bırakılması çağrısı yaparken Türkiye Cumhuriyeti’ne açıkça posta koydu, tehdit etti.

Hiç kimse onun yumuşak ve barışçı söylemlerine kanmasın, bu yalanlara güvenmesin…

Çünkü henüz işin çok başındayız ve aysbergin sadece suyun üzerindeki bölümü önümüzde.

Şimdi hükümetle terör örgütü cicim aylarını yaşıyor.

Suyun altındaki esas kitle henüz ortada yok!..

Ve tehlikenin, aymazlığın, umursamazlığın gerçek boyutları orada yatmakta.

http://sozcu.com.tr/2013/gundem/turk-devletinin-teslim-anlasmasi.html

6 yorum:

ilknur AKPINAR dedi ki...

Diyecek o kadar çokk şey var ki içim acıyor .!..

PINAR SAKİN ÇALĞAN dedi ki...

Bakın bundan rahatsız olmuşsunuz veya Sözcü gazetesi yazarı olmuş.Peki size şunu soruyorum Balkanlardaki türkler kendi dillerini konuşamıyor , aynı şekilde çindeki uygur bölgesindeki türkler de aynı sıkıntıları yaşıyorlar.Bu iki örnekte olduğu gibi bir halk en doğal hakkından mahrum bırakılıyor.Peki bu ülkedeki Kürtler nelere maruz kaldı yıllardır.90 lı yıllarda Kürt diye birşey yoktur bile dendi.Evet Kürtler şu anda Türkiye bayrağı altında yaşıyor ama Türkiye resmi olarak inkar etti Kürtleri, bizi .Şimdi hemen nasıl beklersiniz siz herşeyi unutmayı, benimsemeyi.Bütün bunlar bittiğinde emin olun Türkiye bayrağı da olacak o alanlarda.Ama biraz sabır gerekli.

Gül Tasarım EVİ dedi ki...

pınar hanım benim kürt halkıyla bir derdim yok.bayrağımın altında yaşayan bayrağıma saygı duyan kimseyle derdim yok.benim derdim BAYRAĞIMI yakıp ayaklar altına alanlar ile.bu ister kürt ister alman olsun tavrım değişmez.bana göre kürt demek pkk demek değildir.benim deridm pkk ile.benim derdim ayrı bayrak ayrı toprak isteyen ile.benim derdimaskerime kurşun sıkan,kundaktaki bebeği öldüren,asker sivil demeden otobüs yakanlar ile.bu son grupta bahsettiklerimi destekleyen her kim olursa insanlığından şüphe ederim.ancak ben sizin kadar iyimser değilim.asla o meydandakiler TÜRK BAYRAĞI sallamayacaklar.bunu siz de biliyorsunuz.ne istediklerini de biliyorsunuz.ayrı bayrak ayrı dil ayrı toprak.o zaman kusura bakmayın o istekler bu topraklara olmayacak

Gül Tasarım EVİ dedi ki...

ayrıca ne güel değilmi hiçbir polis müdahalesi olmadan aponun gövde gösterisi yapıldı nevruz adı altında.ama bizler TÜRKİYE CUMHURİYETİ SINIRLARI İÇİNDE BAYRAĞIMIZLA 29 EKİMDE ANITKABİRE YÜRÜYEMEDİK.TERÖRİST MUAMELESİ GÖRDÜK.BAYRAĞIMIZI TAŞIYAMADIK.ben buna sebep olan siyasetçilere karşıyım.sadece kürt vatandaşlardan oy alabilmek uğruna bayrağı milliyetçiliği ayaklar altına alanlarla benim derdim.

Gül Tasarım EVİ dedi ki...

ha ayrıca kürt halkının kullanılarak apo denen pisliğin katilin canavarın serbest kalmasına da razı olamam

Asortik Krep dedi ki...

Güzel yazı ve sağduyulu yorumlar için tebrikler.