din sömürücüleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
din sömürücüleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Zorla Günaha Giriyorum

Bugün kitapçıda dolaşırken bir kitap dikkatimi çekti.Yazarı Ayşe Yücelen, Kitabın Adı AÇIK KADINLAR İÇİN DUALAR....Doğrusu bu zavallı kadıncağıza para kazandırmamak adına kitabı almadım.Ama sanıyorum bayağı bir günaha girdim sayesinde.İnternette kendisine ulaşabileceğim bir adres bulamadım ama bir Birgül Hopancı isimli öğretmenimiz güzel bir yazı yazmış bu kitapla ilgili,paylaşmak istedim...Ayrıca bende başını kapatıp daracık pantolonlar ile her yerleri meydana arkadaşlar için bir kitap mı yazsam diye düşünüdüm.....


Yalova’da geçtiğimiz günlerde kitap fuarı açılmıştı. Çoğu kişi gibi yolum sahile düştükçe uğradım. O kadar çok kitap vardı ki hangisine bakacağımı bilemedim, istediğim kitaplardan birkaç tane aldım. İçlerinden bir kitap dikkatimi çekti, ayaküstü inceledim. Alıp tüm cümleleri irdeleye irdeleye okumak istedim, ama yazarına para kazandırmamak adına almadım. Kitabı merak ettiğinizi biliyorum ve açıklıyorum. 

Kitabın adı: Açık Kadınlar İçin Dualar
Yazarı: Ayşe Yücelen
Türü: İslam
Yayınevi: Ares
Gelelim içeriğine; Kuran-ı Kerim’de var olan tüm duaları kapsıyor. Başlıklar halinde bölümlere ayrılmış. İş yerinizin kısmetini çoğaltmak için, nazardan korunmak için, istiare için, evlilik için, hastalıklar için, tövbe için…. Uzayıp gidiyor. Şu iş için şu duayı üç kere, bu duayı beş kere okuyun gibi sayısal öneriler. 

Bu konu beni çok rahatsız etti. Başım açık olduğu için değil. Kitabın başlığı ve vermek istediği mesaj! Kur’an-ı Kerim’in meali başucu kitaplarım arasındadır, kafama takılan, merak ettiğim konuları okur incelerim. Kuran’ın hiçbir yerinde dualar sayı ile okunacak diye yazmaz ve kesinlikle açık/kapalı kadınlar şu duayı okuyacak, şöyle ibadet edecek ayırımına girmez. Bu kadar duyarlı bir yazar, nereden ilham alarak, neye dayanarak duaları ayırabiliyor, bu gücü kimden alıyor, nasıl bir zihniyettir ki bu yazdığı kitabın okuyan kişilere (hatta dinimize) ne kadar zarar verdiğini göremiyor???

Hiç kimse giyim kuşamından, inancından, siyasi görüşünden dolayı yargılanamaz, Yargılanmamalı! İnanmak, inancını istediği gibi yaşamak her insanın hakkıdır. Kitabın arka kapağından bir cümle: “Tırnaklarınızın uzunluğu ile dualarınızın uzunluğu ne kadar birbirine paraleldir bilseniz...” O zaman kadın başı açıksa ve tırnakları uzunsa daha çok dua etmelidir gibi bir yorum yapıyorum bu görüşe karşılık. Yazar bu dayanağının kaynağını açıklamamış. Açıklayamaz. Çünkü öyle bir kaynak olamaz. Bunu tek ben söylemiyorum. Bu konuyu internetten araştırdım, Diyanet İşleri Başkanlığına ve Sayın Süleyman Ateş’e mail yolladım. 

Gelen cevap aynen şöyle:
“Böyle şey olamaz. Başı açık kadına ayrı dua, başı örtülü kadına ayrı dua. Bunu yazan kişinin niyetini bilemem ama böyle bir anlayış İslâm’a kötülüktür, uydurmaları Kurân’ın üstüne çıkarmaktır. Benim eserlerimde ve yazılarımda dinin ve Kuran’ın ruhu anlatılır. İnsandan istenen saçı başı, görünüşü değil, kalbidir, kalp arılığıdır. Kuran Allah'a ancak temiz kalp getirenin esenliğe kavuşacağını vurgulamıştır. 
Süleyman Ateş”

Bu gidiş hiç iyi değil. Yakında bu seçenekler çoğalırsa şaşırmayalım: Sarışınlara- esmerlere, renkli-siyah gözlülere, kısa- uzun boylulara dualar. Böyle bir saçmalık olabilir mi? En çok birliğe ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde milimetrik karelere bölündük neredeyse. Biz İslamiyet’i en güzel şekliyle yaşayan bir ülkeyiz. Tabiî ki bu şekilde Hz. Kur’anı kendi görüşleri doğrultusunda yorumlayanlar, düşünenler çıkacaktır, etkilenenler de. İşin en acı yanı Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu tür yayınları göz ardı etmesidir. Halkı aydınlatma görevini tam olarak yapmamasıdır. Bu tür yayınlar, sohbetler inananlara yarardan çok zarar getirir. 

İyi niyetle, temiz bir kalple yapılan tüm duaların kabul edilmesi dileğiyle, sevgiyle kalınız.